Manşet

‘Pazar 1 milyon 175 adede gerileyebilir’

Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, mevcut koşulların sürmesi halinde yıl sonunda toplam pazarın 1 milyon 175 bin adet seviyesine gerileyebileceğini belirterek, “Biz de Toyota olarak daralan pazarda pazar payını artırarak yılı 85 bin adet satışla tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

OTOMOTİV pazarındaki daralma yılın ikinci yarısında hız kazandı. Uluslararası konjonktürdeki gelişmeler, finansmana erişim zorluğu ve değişen tüketici davranışları otomotiv talebi üzerinde baskı oluşturdu.

Temmuz ayında yüzde 25 gerileyen pazar 84 bin adet seviyesine indi. Ağustos ayında da aşağı yönlü ivmenin sürmesi bekleniyor. Ağustos ayı satış beklentisi 75 bin adet civarında. 2026 yılının ilk 7 ayında toplam otomotiv pazarı yaklaşık 640 bin adet olarak gerçekleşti.

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, Yeni Hilux ve yeni RAV 4 Hybrid’in lansmanında, otomotiv pazarı ve markanın performansı üzerinde değerlendirmeler yaptı.

‘PAZAR 1 MİLYON 175 BİNE KADAR GERİLEYEBİLİR’

Yıla başlarken pazarın 2025 yılına paralel, hatta bir miktar altında seyredeceğini öngördüklerini hatırlatan Bozkurt, dünyadaki gelişmeler, Türkiye’deki finansa erişim zorluğu gibi nedenlerle oluşan baskı ile toplam Pazar hızında bir düşüş yaşandığını söyledi.

Bozkurt, pazarda yılın ikinci yarısında hızlanan daralmanın devam etmesi halinde toplam pazarın yıl sonunda 1 milyon 175 bin adetlere kadar gerileyebileceğini söyledi.

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt

‘YILI PAZAR PAYIMIZI ARTIRARAK KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ’

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Bozkurt, pazardaki daralmaya rağmen markanın güçlü konumunu koruduğunu belirterek, “Toyota olarak yılı pazar payımızı artırarak kapatmayı hedefliyoruz” dedi.

Yıla çok hızlı başladıklarını ve yılın ilk ayında yüzde 11.6’lık pazar payı ile ikinci sıraya oturduklarını ifade eden Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toyota olarak ilk 7 ayda 39 bin 43 adet binek ve 6 bin 896 adet hafif ticari araç olmak üzere toplam 45 bin 939 adetlik satış gerçekleştirdik ve yüzde 7.2 pazar payına ulaştık. Ocak ayında yüzde 11.6 pazar payıyla ikinci sıraya oturmuştuk.

Şubat ve Mart aylarında da yerimizi koruduk. Ancak Toyota üst üste 7 yıldır dünyanın en çok tercih edilen markası, dolayısıyla global ölçekte Toyota modellerine çok yüksek bir talep var.  Hangi ülkenin ne kadar alokasyon alacağı ve araçların daha çok talep olan pazarlara kaydırılması konusu Toyota’da çok yaşanan bir durum.

Sonraki aylarda biraz alokasyon sıkıntısı, biraz da artan maliyetlerin fiyatlara yansıması sıkıntısını yaşadık. Geçen yıla göre yaşadığımız düşüşün, pazarın genel daralması dışında bizden kaynaklanan bölümü bununla ilgili.”

‘100 BİN ADETLİK SATIŞ POTANSİYELİMİZ VAR’

Yılın geri kalan kısmında da araç alma savaşının devam edeceğini vurgulayan Ali Haydar Bozkurt, “Toyota’da her ülke daha fazla araç almaya çalışır. Aslında Türkiye’de 100 bin adedin üzerinde bir satış potansiyelimiz bulunuyor.

Ancak mevcut pazar koşulları ve araç bulunabilirliğini birlikte değerlendirdiğimizde, yeterli ürün tedarik edebilirsek 2026 yılını yaklaşık 85 bin adetlik satışla tamamlamayı öngörüyoruz. Geçtiğimiz yıla göre bir fark olacak ancak Toyota olarak iyi bir yerde yılı kapatacağımızı düşünüyoruz.

Piyasalarda bir değişiklik olmazsa düşen pazar içerisinde bizim daha az düşüşümüzün bize bir miktar pazar payı kazandıracağı yönünde beklentimiz var” dedi. 

‘TOYOTA YENİLİKLERİ HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEK’

Toyota’nın yeniliklerinin devam edeceğini belirten Bozkurt, “Yeni Hilux ve Yeni RAV4 Hybrid’in ürün gamımıza katılmasıyla Toyota’nın Türkiye’deki ürün gamını iki çok önemli modelle daha da güçlendiriyoruz.

Ancak yeniliklerimiz bunlarla sınırlı kalmayacak. Yoğun ürün takvimimizi, yılın son çeyreğinde satışa sunmayı planladığımız GR Yaris ile sürdüreceğiz.

Böylece 2026’nın kalan döneminde farklı segmentlerde sunacağımız önemli modellerle ürün yelpazemizi yenilemeye devam edeceğiz. Her bir modelimiz kendi segmentinde iddialı ve Toyota markasına kattığı değerle de önemli bir rol üstleniyor” dedi.

YENİ HILUX VE RAV4 HYBRID MARKA DEĞERİMİZE GÜÇ KATIYOR’

Otomotivde global ikonlar haline gelmiş yeni Hilux ve RAV4 Hybrid modellerinin marka için önemine dikkat çeken Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:

“Hilux ve RAV4, bizim için satış adetlerinin ötesinde markamıza değer katan, farklı alanlardaki gücümüzü ve kimliğimizi temsil eden ve yoğun talep gören iki ikonik model. Hilux, Türkiye’de de segmentinde lider konumunu uzun yıllardır kanıtlamış durumda.

Türkiye’de 2004’ten bu yana 70 bin adedin üzerinde satış rakamıyla Hilux, en çok tercih edilen pick-up modeli olmayı başardı. Yeni nesil Hilux’tan yıl sonuna kadar 1000 adet satmayı hedefliyoruz. Son çeyrekte satışa sunacağımız RAV4 Hybrid de, markamızın prestij modellerinden birisi.

RAV4, hem Avrupa hem globalde Toyota’nın en çok tercih edilen SUV modeli olmaya devam ederken 2025 yılında dünyanın bir numaralı modeli olarak iddiasını daha da arttırdı. Bu modele globalde büyük talep var. Türkiye’ye ayrılan araç adedini artırabilmek için çalışmalarımız devam ediyor.”

‘HILUX’IN GÜCÜNÜ SATIŞ SONRASI İLE TAMAMLIYORUZ’

“Pick-up pazarında yeni oyuncuların ve fiyat rekabetinin artması elbette pazarı hareketlendirecektir. Fiyat avantajı her zaman kendisine belirli bir müşteri kitlesi yaratır. Ancak özellikle ticari araç müşterisinin tercihinde yalnızca satın alma fiyatı belirleyici değil.

Aracın dayanıklılığı, satış sonrası hizmetler, yedek parça bulunabilirliği ve gerektiğinde ne kadar hızlı yeniden yola çıkabileceği çok önemli. Çünkü ticari aracın tekeri döndükçe sahibi para kazanıyor, araç durduğunda iş de duruyor.

Hilux’ın en büyük güçlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Bugün Hilux, madencilik ve enerji gibi son derece ağır çalışma koşullarından şehir içindeki özel kullanıma kadar çok geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor.

Madencilikte yüzlerce metre yerin altında çok zorlu koşullarda çalışan Hilux’lar olduğu gibi, son iki nesilde artan konfor seviyesiyle günlük kullanım için tercih eden, kadın kullanıcıların da dahil olduğu yeni bir müşteri kitlesi oluştu.

Aynı zamanda boyutları sayesinde otoyol ve köprü geçişlerinde 1. sınıf araç olarak değerlendirilmesinin de avantajlarına sahip. Bu sayede Hilux, bir otomobil gibi tüm köprü, tünel ve otoyollardan geçebiliyor.

GARANTİ ON PROGRAMI

Hilux’ın yıllar içerisinde kazandığı dayanıklılık itibarı, genişleyen kullanım alanı ve 10 yıla kadar uzayan Toyota Garanti ON programı dahil güçlü satış sonrası hizmetleriyle pick-up pazarındaki güçlü konumunu koruyacağına inanıyoruz.

Son 4.5 yılda satılan pick-up’ların yaklaşık yüzde 40’ını Hilux oluşturuyor. Bu araç, uzun yıllardır segmentinin en önemli modellerinden biri ve yıllık 4-5 bin adetlik satış potansiyeline sahip. Gelecek sene de alokasyonlara bağlı olarak ne kadar bulabilirsek o kadar getireceğiz.”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir