‘İyimserden ziyade umutluyuz’

Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, “Görünen o ki pandemi koşulları gelecek yıl da devam edecek. Bu nedenle 2021 için ‘iyimserden ziyade umutluyuz’ diyebiliriz” dedi. Çağdaş, yeni Captur’un binek otomobil pazarında 21’inci yılına giren liderliklerini pekiştireceğini söyledi.

İLK kez lanse edildiği 2013 yılından bu yana büyük bir başarıya imza atan Renault Captur tamamen yenilendi. Bugüne kadar 1,6 milyonun üzerinde satış adedine ulaşan model Avrupa’da segmentinin en çok satan otomobili olurken, Türkiye pazarında da dikkat çekici bir performans sergiledi. Üst düzey kişiselleştirme, yepyeni tasarım ve son teknolojilerle yenilenen yeni Renault Captur, üç donanım seviyesi ve 211 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye yollarında.

Renault MAİS Genel Müdürü Berk Çağdaş, hem yeni Captur’ün Türkiye’de satışa sunulmasını hem de marka ve pazara yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Captur’un segmentinde fark yaratan ve herkesin beğenisini kazanmış öncü bir model olduğunu vurgulayan Berk Çağdaş, şunları söyledi: “2014-2016 yılları arasında ülkemizde segmentinde liderliği elde eden Captur, uzun süre üst sıralarda yer aldı. Selefinin DNA’sını korurken, daha büyük boyut, kaslı tasarım ve atletik yapıya bürünen Yeni Captur, daha da zenginleşen kişiselleştirme seçenekleri, premium segmentte yaklaşan iç kalite ve konforu, üst seviye teknolojisi ve yeni motor gamı ile rekabetin arttığı sınıfta başarısını daha da ileriye taşıyacak. Renault olarak hızla büyüyen B-SUV segmentine güçlü bir şekilde dönüş yapmak bizim için çok önemli. Yeni Captur’ün, binek otomobil pazarında 21’inci yılına giren liderliğimizi pekiştirmede önemli rol oynayacağına inanıyoruz.”

İLK 10 AYDA RENAULT

Renault’un binek otomobil pazarındaki sürdürülebilir başarısından dolayı çok mutlu olduklarını ve 20 yıldır lider olduklarını hatırlatan Renault MAİS Genel Müdürü Çağdaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin en çok tercih edilen ilk üç modelinin ikisi Renault markasına ait. Yılın başında Türkiye pazarına sunduğumuz yeni Clio segmentinin açık ara en çok tercih edilen otomobili. Clio gibi Türkiye’de OYAK Renault Fabrikaları’nda üretilen Megane Sedan da en çok satan 3. model olarak başarımıza önemli katkı veriyor. 20 yıldır elde ettiğimiz binek otomobil liderliğini, bu yılın ilk 10 ayında da, pandemi sürecine rağmen, korumaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Hedefimiz bu alandaki liderliğimizi yılın sonuna da taşımak.”

‘2021 YILI İÇİN İYİMSERDEN ZİYADE UMUTLUYUZ’

2021 yılına yönelik öngörü ve beklentilerini de paylaşan Berk Çağdaş, “2021 için ‘iyimserden ziyade umutluyuz’ diyebiliriz. Görünen o ki pandemi koşulları 2021’de de devam edecek. Ekonomik belirsizlikler ve Kovid 19’a yönelik özellikle Avrupa’da yeniden artan kısıtlamaları göz önünde bulundurunca, şu an 2021 pazarı için öngörü yapmamız doğru olmayacaktır. Yeni Clio ve pazara sunacağımız makyajlı Megan Sedan, yeni Captur, yenilenen Talisman, Koleos gibi ürünlerimizle gelecek sene de Pazar payımızı ve liderliğimizi korumakta iddialıyız. Yeni ZOE, Clio ve Captur Hibrid de pazara dinamizm getirecek. Dacia tarafında da yeni Sandero-Sandero Stepway ve makyajlı Duster gibi çok önemli ürünlerimizi piyasaya süreceğiz. Dacia’nın tüm yeni modelleri ile 2021’de epey ses getirmesini bekliyoruz” dedi.

750-800 BİN PAZAR ÖNGÖRÜSÜ

Berk Çağdaş, 2020 yılının pazar açısından oldukça iyi geçtiğini belirterek, “2019 kaynaklı ötelenmiş taleple başladığımız yıl KOVID-19 nedeniyle önce durgunluk ardından da müthiş bir dinamizme sahne oldu. Toplu taşınmadan kaçınma eğilimi ve uygun taşıt finansmanı koşulları ile artan talebe karşın pazar dengelerini araç bulunabilirliği belirledi. Yılın son 2 ayında da bu ritmin devam etmesini pazarın 750 -800 bin seviyelerinde tamamlamasını öngörüyoruz” dedi.

ARAÇ TEDARİKİ VE İKİNCİ EL

Pazarda yaşanan tedarik sorununa da değinen Berk Çağdaş, “Pandemi gölgesinde, ekonomik birçok belirsizlikle beraber ihtiyatla 2021 için bütçelerimizi yapıp, tedarik açısından bu sene yaşanan sorunları tekrarlamamak üzere bir koordinasyon içindeyiz” dedi. Bu süreçteki tedarik sorunu nedeniyle tüketicilerin ikinci ele yöneldiğini hatırlatan Çağdaş, “Bu da otomobili kıymetli bir yatırım aracına dönüştürdü. Sıfır araç fiyatlarında yaşanan yükseliş de 2. ele olan talebi canlı tuttuğu için, kısa dönemde 2. el fiyatlarının düşmesini öngörmek zor” dedi.

‘SÜRDÜRÜLEBİLİR VERGİ YAPILANMASI OLMALI’

Son yapılan matrah düzenlemeleriyle yerli ve daha düşük ÖTV dilimli otomobillere talebin arttığına dikkati çeken Çağdaş, bu konuda şunları söyledi: “Vergi reformlarında sektörün tamamına katkı sağlayacak sürdürülebilir bir yapılanmaya gidebilmenin daha önemli olduğuna inanıyoruz. Burada temel felsefe, birim araç başına artan vergi yerine, büyüyen piyasadan toplanacak vergi geliri artışı olmalı. Hibrit-elektrikli alternatif motor seçeneklerine yönelik devlet teşviklerinin de pazara dinamizm getireceğine inanıyoruz. Yeni yıl ile birlikte; ÖTV matrahlarının yeniden gözden geçirilmesinin; tüketiciler adına olumlu bir adım olacağına inanıyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir