Güncel

‘Rekabetçiliği korumak için yerli katkı artmalı’

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “Rekabetçiliğimizin korunması ve ekonomiye sağladığımız katkının devamı için AB’deki gelişmelere cevap verecek şekilde üretim yapmamız ve mevcut yerli katkı payını artırmamız gerekiyor” dedi.

OTOMOTİV Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, Türk otomotiv sanayiinin 2023 yılı değerlendirmesi ve 2024’e ilişkin öngörülerini ve sektörün rekabetçiliğini koruması için yapılması gerekenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Eroldu, “Düşük/sıfır emisyonlu araç teknolojileri gibi dönüştürücü teknolojilerin etkisi ile araç yapılarının ciddi bir değişim içerisinde olduğu dikkate alındığında mevcut yerli katkı oranlarının gelecekte düşmesi riski ile karşı karşıyayız” dedi.

2023 yılının sektör için öngörülebilirliği zor bir yıl olduğunu hatırlatan Eroldu, “2023 yılının ilk on bir ayında toplam üretimimiz yüzde 12, ihracatımız adet bazında yüzde 6, tutar bazında yüzde 15 ve iç pazar yüzde 59 artış gösterdi. Üretim, pandemi öncesindeki seviyelere ulaştı. Otomotiv sanayi ihracatı yılın ilk on bir ayında 32,5 milyar dolar ile ülke ihracatının yüzde 14’ünü gerçekleştirdi ve ihracat lideri konumunda yer aldı. 2023 yılı sonunda üretimin 1,5 milyon adedi, ihracatın ise 1 milyon adedi aşmasını, pazarın da 1,2 milyon adet civarında gerçekleşmesini öngörüyoruz” dedi.

OSD Başkanı Cengiz Eroldu

Dünya genelinde hız kazanan iklim politikaları ve her geçen gün daha da belirginleşen emisyon azaltım hedefleri ile otomotiv endüstrisi önemli bir dönüşüm sürecinin içinde olduğuna dikkat çeken Eroldu, şu ifadeleri kullandı: “AB’nin 2035’ten itibaren yeni hafif araçlarda yüzde 100 emisyon azaltım kararı ile dönüşüm sürecinde önemli bir adım atılmış oldu. Türkiye, önemli bir üretici konumunda ve bu başarısını otomotiv ekosistemindeki tüm gelişmeleri yakından takip ederek değişime uyumlanmasına borçlu. Üretimimizin yüzde 70’ni Avrupa’ya ihraç ediyoruz. Rekabetçiliğimizin korunması ve ekonomiye sağladığımız katkının sürdürülebilmesi için AB’deki gelişmelere cevap verecek şekilde üretim yapmamız bir zorunluluk.”

‘DÖNÜŞÜMDE TÜM PAYDAŞLARIN SENKRONİZE OLMASI GEREKİYOR’

İçinden geçilen dönüşüm sürecinin büyüklüğü ve etki alanının genişliği dikkate alındığında bu sürecin sadece ana sanayiinin çabası ile yönetilebilecek bir konu olmadığının altını çizen Eroldu şunları kaydetti: “Birçok paydaşın eş zamanlı, senkronize şekilde bütünsel eylem planlarını hayata geçirmesi gerekiyor. Düşük/sıfır emisyonlu araç teknolojileri gibi dönüştürücü teknolojilerin etkisi ile araç yapılarının ciddi bir değişim içerisinde olduğu dikkate alındığında mevcut yerli katkı oranlarının gelecekte düşmesi riski ile karşı karşıyayız. Bu dönüşüm ile hayatımıza giren/girecek olan kritik teknolojilerin yerlileştirilmesi bizim için çok önemli. Bu dönüşümde tedarik sanayiinde çok olumlu gelişmeleri memnuniyetle gözlemliyoruz ancak tedarik sanayimizin dönüşüm hızının önemli bir risk olarak kendisini göstermekte olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Paydaşların iş birliği, tedarik sanayiinin dönüşümünü ve mevcut araç parkının gençleştirilmesini sağlayıcı teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gibi birçok politikanın eş zamanlı hayata geçmesi önemli.”

2024 ÖNGÖRÜLERİ VE TRENDLER

2024’ün sektör için oldukça belirsiz ve zorlu bir dönemi işaret ettiğine dikkati çeken OSD Başkanı Eroldu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelecek yıl için, ötelenen tüketici talebinin pazara olumlu etkisi beklense de artan araç fiyatları, tüketici güvenindeki değişiklikler, elektrifikasyona geçiş zorlukları ve küresel ekonomik hareketlilik gibi değişkenler, pazar beklentilerini temkinli ve belirsiz bir hale getiriyor.

İç pazarda bilindiği gibi olumlu geçen bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyoruz ancak 2024 yılında ülkemiz ekonomisini soğutmaya yönelik politikaların gündemde olacağı dikkate alındığında pazarın yüzde 25’e varacak şekilde daralması söz konusu olabilecektir.

2024 yılı otomotivde yeşil ve dijital dönüşüm sürecinin hızla devam ettiği bir yıl olacak. Öne çıkan en önemli konu yeşil dönüşümün tetiklediği düşük/sıfır emisyonlu araçların yayılımı. Diğer önemli trendler ise otonom araçlar ve akıllı araç teknolojileri. Dokunmatik ekranlar, sanal asistanlar ve gelişmiş güvenlik sistemleri yalnızca başlangıç. 2024 yılında bu teknolojik gelişim yolculuğu hızla devam edecek.”

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir