Operasyonel kiralamada umut Eylülde

Operasyonel araç kiralama sektörü, yılın ilk çeyreğinde 2020’nin sonuna göre yüzde 3.5 daraldı ve araç parkı 254 bine geriledi.  42.4 milyar liralık aktif büyüklüğe ulaşan sektör ilk çeyrekte  4.2 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaptı.

ARAÇ kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi Nielsen iş birliği ile hazırladığı 2021 yılının ilk çeyrek sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk çeyreğinde 4,2 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yüzde 10,9’u olan 17 bin 100 adet aracı filosuna kattı. Bu dönemde, sektörün aktif büyüklüğü 42,4 milyar TL oldu. Yılın ilk çeyreğinde, 2020 yılı sonuna göre yüzde 3,5 daralan sektörün filosunda bulunan araç sayısı ise 254 bin adede düştü. Sektörün 2020 yılı sonundaki araç parkı 263 bin adetti.

HİBRİT VE ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN PAYI ARTIYOR

TOKKDER raporuna göre, 2021 yılının ilk çeyreğinde Renault yüzde 23,2 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’u yüzde 14,9’la Fiat, yüzde 11,2’yle Volkswagen ve yüzde 11,1 payla Ford takip etti. Bu dönemde, sektörün araç parkının yüzde 50,7’si kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 27 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 18 pay aldı. Hafif ticari araçların operasyonel kiralamadaki payı ise yüzde 4,3 olarak gerçekleşti. Raporda operasyonel kiralama sektörünün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların oranı da dikkat çekti. Buna göre, sektörün araç parkının büyük bölümünü yüzde 82,2 ile dizel yakıtlı araçlar oluştururken; benzinli araçların payı yüzde 14,2, hibrit ve elektrikli araçların payı ise 3,6’ya ulaştı. Otomatik vitesli araçların oranı ise yüzde 66,7’ye yükseldi.

SÖZLEŞMELERİN YARISI 30-42 AY SÜRELİ

Operasyonel kiralama sektörü, 2021 yılının ilk üç ayını kapsayan dönemde ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya da devam etti. TOKKDER’in hazırladığı rapora göre, sektörün 2021 yılının ilk çeyreğinde ödediği vergi tutarı toplamda 2,3 milyar TL’yi buldu. Sektördeki kiralama sürelerine bakıldığında ise, yılın ilk çeyreğinde Türkiye’deki operasyonel kiralamaların yüzde 49,4’ünü 30- 42 ay süreli sözleşmelerin oluşturduğu görüldü. İkinci olarak en çok tercih edilen operasyonel kiralama süresi yüzde 19,6 ile 43 ay ve üzeri sözleşmeler olurken, 18-30 aylık sözleşmeler yüzde 19,3 oranında tercih edildi.

TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici

‘PANDEMİ KADAR TEDARİK SIKINTISI DA ETKİLİ OLDU’

TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı İnan Ekici, sektörün 2021 yılı ilk çeyrek sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Operasyonel araç kiralama pazarı; 2021 yılı birinci çeyreğini, 2020 yılı kapanışa yakın bir rakamla kapattı. Aslında 2020’nin dördüncü çeyreğinde daralma durmuş, aksine bir miktar da büyüme olmuştu. 2020 yılı sonunda, 2021 planlamamızı yaparken bütün sektörlerde olduğu gibi biz de pandeminin yaşamımızdan daha etkili bir şekilde çıkacağını ummuştuk. Ancak aksine Kovid – 19 vaka sayılarının yükseldiği bir ilk çeyrek yaşadık. Bu durumun üstüne araç bulunurluğunda, yarı iletkenlerin kısıtlarından kaynaklı, sıkıntılar oldu. Özellikle filo müşterilerinin ihtiyaçlarına dönük olan ekonomik sınıftaki düşük motor hacimli araç bulunurluğundaki azalmaya bağlı tedarik sıkıntısı yaşandı.

Binek otomobil pazarı 2020’nin toplamında yüzde 57,6 büyümüştü. Ve 2021 yılının birinci çeyreğinde de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57 büyüdü. Buna karşın birinci çeyrekte operasyonel araç kiralama sektörü olarak daralma yaşadık. Geçmiş yıllara baktığımızda genelde paralellik gösterir, tabii ki zıt hareket ettiği dönemler de var. Ama bu dönemde bireysel araç kullanım ihtiyacının artmasından kaynaklı pandeminin etkisiyle otomobile yönelik talep halen bireysel talep olarak çok güçlü seyrediyor.

‘OTOMOTİV SEKTÖRÜ YÜZDE 57 BÜYÜDÜ, BİZ YÜZDE 4 DARALDIK’

Otomotiv sektöründe 2021 yılının ilk çeyreğinde otomobil satışları bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 57 arttı. Operasyonel kiralamanın filosundaki araç sayısı da bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 4 seviyesinde daraldı. Bu dönemde müşteri sayısında bir miktar düşüş oldu. Sektörün 2020 sonunda 35 bin 900 müşterisi varken, 2021’in birinci çeyreğinde 32 bin 900 müşterisi oldu. Bir miktar KOBİ ölçekli müşteri kiralamadan çıkış yaptı. İşleri artan KOBİ’ler de var tabii ama maalesef Türkiye’deki esnaf, zanaatkârlar ve KOBİ’lerin büyük bir kısmı pandemiden çok negatif etkilendi. Onlar da süresi dolan araçlarını yenilemek yerine araç almamayı ya da azaltmayı tercih etti. Bu düşüş de bunu gösteriyor. Sektörümüzde büyük ölçekli şirketlerin yer aldığı müşteri grubu ise azalmıyor, onlar hala müşterimiz. Ama tasarruf nedeniyle araç taleplerinde adetsel azalma yaşanabiliyor. Fakat KOBİ’ler, ağırlıklı olarak kapalı olduklarından, işlerini de geçmiş dönemlere göre çok düşük yaptıklarından dolayı zaten devlet desteği ile ayakta kalmaya çabalıyor. Dolayısıyla o grupta araçlarını daha fazla azaltma ya da şu an taleplerini, ihtiyaçlarını erteleme tercihi kullanılıyor.”

‘GÜNLÜK VE AYLIK KİRALAMADA YÜZDE 50 DARALMA’

Yılın ilk 6 ayının kapanmalarla geçtiğini, Mayıs ayının da yarısından çoğunda da tam kapanma yaşandığını vurgulayan İnan Ekici, toplum sağlığı ile ilgili bu durumun, sektörü de olumsuz etkilediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tabii ki kapanmaların cirolarımıza ve iş birliklerimize çok ciddi etkileri oluyor. Zaten Ramazan ayında her yıl iş temposu yüzde 20 civarında düşer. Bir de buna kapanmanın olumsuz etkileri eklendiğinde, 1-7 günlük kiralamada Mayıs ayına özel yüzde 60-70 daralmanın olduğu aşikârdır. Bizi bir miktar güçlü tutan ise bireylerin pandemi etkisi ile araçsız kalmama, bireysel araç kullanma tercihine bağlı aylık kiralamaların güçlü olmasıdır. Bu açıdan baktığımızda günlük ve aylık kiralamanın toplamında; kapanışın ve Ramazan ayının etkisi ile yüzde 50’lik bir daralma var diyebiliriz.

Sektörün planlarında tabii ki Ramazan ayı öngörüsü vardı. Kapanmalar ise kiralama temposunu yüzde 50-60 daralttı. Ayın 17’sine kadar şehir ofislerimiz kapalı olacak. Havalimanı ofisleri de aracımızı kullanan müşterilerimize hizmet vermek için açık. Havalimanı ofislerinde az sayıda personelle hizmet veriyoruz sektör olarak. Dolayısıyla Mayıs; bizim için yüksek sezona girerken gelecek planlarımızı öngörmeyi zorlaştıran bir kapanma ayı oldu. Bununla birlikte, toplum sağlığının korunması, sektörün de özellikle yılın ikinci yarısında, Haziran ayında güçlü olabilmesi adına pandemi etkisinin azalması ve hareketliliğin artması için son derece gerekliydi. Pozitif vaka sayılarındaki hızlı düşüşü görmek bize gelecek için daha fazla umut veriyor.”

‘SEKTÖRÜN UMUDU EYLÜL’E KAYDI’

Sektörün yaz sezonu beklentilerine de değinen TOKKDER Başkanı Ekici, pandeminin kontrol altına alınma sürecinin uzamasının yüksek sezon beklentilerini de olumsuz etkilediğini söyledi. Bu yıla kadar sektör hem talep hem hareketlilik açısından Ağustos’ta en tepe noktayı gördüğünü hatırlatan Ekici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sene okulların açılışı ve diğer unsurlara bağlı olarak; bu durumun Eylül ayına kadar uzayabileceğine yönelik umudumuz var. Pandeminin kontrol altına alınması durumunda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili devlet kurumlarından; yılın geri kalan kısmında turizmi canlandıracak aksiyonlar bekliyoruz. Yabancı turistler rezervasyonlarını yapmaya çalışıyor, tatil için ülke seçme dönemindeler.  Ancak bunun içerisinde şu an Türkiye yok. Ümit ederim pozitif vaka sayılarını hızla yönetilebilir bir seviyeye düşürürüz ve her bir birey, her bir kurum daha kontrollü, bilinçli davranır. Eğer hep beraber bu işi doğru yönetebilirsek ertelenen turizm talebinin de güçlü olacağını çok net söyleyebiliriz. Ama bu; kontrollü açılma döneminin nasıl yönetildiğinden, bulaş riskinin ve pozitif vaka sayısının kontrol altına alınmasını sağlamaktan geçiyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.