GüncelHibrit/Elektrikli Araçlar

OYDER’den elektrik araç tebliğine itiraz

OYDER’in açıklamasında, Bazı Elektrikli Araçların İthaline İlişkin Yayınlanan Yeni Tebliğin, Türkiye’de yerleşik yetkili satıcılıkları ve ticareti temelinden etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, “Yeni tebliğde yerine getirilmesi imkansız birçok şart var. Bu tebliğ ile otomotive yatırım yapan yetkili satıcılar cezalandırılıyor” ifadeleri kullanıldı.

OTOMOTİV Yetkili Satıcıları Derneğince (OYDER), bazı elektrikli araçların ithalatına ilişkin tebliğe yönelik eleştiri ve önerilerde bulunuldu.

OYDER’den yapılan yazılı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından 29 Kasım 2023 tarihinde çıkarılan “Bazı Elektrikli Araçların İthaline İlişkin Tebliğ” ile Avrupa Birliği menşeli ve Serbest Ticaret Anlaşmaları ile Türkiye’ye ithal edilen araçlar haricindeki tüm elektrikli araçların ithalatı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veya yetki verdiği kurumca düzenlenen “izin belgesine” bağlı hale getirildiği anımsatıldı.

Açıklamada, “İzin belgesinin temini için 30 gün süre verilmiş ve bu süre içerisinde yerine getirilmesi imkansız birçok şart ileri sürülmüştür. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde araçların ithalatına izin verilmeyeceği ve ilgili markanın etkilenen modellerinin Türkiye’de satışının durdurulacağı ifade edilmiştir. Türkiye’de otomotiv sektörünün tamamı yerli ve milli sermayeden oluşan yaklaşık 5 milyar dolar ile en yüksek yatırım seviyesine sahip yetkili satıcılık teşkilatları açısından, ticaretin sürdürülebilirliği ilişkin bu tebliğ önemli sakıncalar doğurmuştur.” denildi.

Yetkili satıcılık mesleği açısından ortaya çıkan sakıncalar ve tehditlere değinilen açıklamada, şunlar aktarıldı:

“Tebliğin yayınlanmasından önce ülkemize ithalat izni almış ve satışına başlanmış olan marka ve modeller için distribütörler ile yetkili satıcılar arasında bayilik sözleşmeleri imzalanmış ve markanın belirlediği standartlara uygun yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Yeni tebliğ ile ilgili markanın modellerinin ülkemize ithalatı duracağı için, yeniden izin belgesi alınana kadarki süreçte yetkili satıcıların araç kaynağı kesilecek ve ticaret tamamen duracaktır. Bu markalara yatırım yapmış olan yetkili satıcılar için ilk etapta zarar, sürecin uzaması halinde de iflas kaçınılmaz olacaktır.”

Yetkili satıcıların gerçekleştirdiği satışların ardından servis ihtiyacı doğan tüketicilerin yetkili satıcılar ile bu ihtiyaçlarını gidermek yerine çağrı merkezi aracılığıyla distribütörün sahibi olduğu servislere yönlendirileceği aktarılan açıklamada, bunun da serbest rekabet açısından ayırımcılık doğuracağı ve yetkili satıcıların iş hacminde önemli bir düşüşe neden olacağı öne sürüldü.

OYDER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?

Çözüm önerilerinin de paylaşıldığı açıklamada, “Tebliğe eklenen distribütör tarafından sahip olunan 7 bölgede 20 servis ibaresi, yetkili servisleri kapsayacak şekilde değiştirilmeli ve üretici standardında servis veren yetkili satıcılar ile yapılan anlaşmanın kapsam içinde değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Yetkili satıcılar 50 yılı aşkın süredir gerçekleştirdikleri görevi TSE’nin belirlediği standartlarda yapmaya devam etmeli ve distribütör ile rekabete girmek zorunda bırakılmamalıdır.” denildi.

Tebliğ ile getirilen eğitim ve çağrı merkezi şartları için hem distribütöre hem de yetkili satıcılara gerekli altyapıyı hazırlamak için makul bir süre tanınması gerektiği belirtilen açıklamada, “Henüz ne MYK tarafından ne de TSE tarafından bir eğitim müfredatı hazırlanmadığı için verilen 1 ay süre içerisinde bu eğitimlerin tüm çalışanlar için tamamlanması imkansızdır. Bu sürenin en az 1 yıl olarak revize edilmesi önerilmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Tebliğ öncesinde ithalat iznini alarak satışına başlanmış marka ve modeller için ithalat izin belgesinin temini için verilen sürenin uzatılması ve tamamlanmış yatırımları bulunan yetkili satıcıların mağdur edilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu sebeple, tebliğin bu marka ve modeller için başlangıç süresinin en az 1 yıl olarak revize edilmesi önerilmektedir. Elektrikli araçların satışı ve kullanımı sırasında tüketici mağduriyetini engelleyecek her türlü tedbirin yanında olduğumuzu ancak bu bakışın menşe fark etmeksizin tüm elektrikli araçlar için geçerli olmasının da serbest rekabet açısından önemli olduğunu ifade etmek isteriz. Ülkemizde hiçbir yetkili satıcısı olmayan, servis ağı kurulmamış bazı markaların sadece üretildikleri ülke kapsam dışında olduğu için mağduriyet yaratmasının da bu şekilde ortadan kaldırılacağına inanıyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir