‘Yurt dışı fırsatlarını iyi görmeliyiz’

TAYSAD Başkanı Albert Saydam, Türkiye otomotiv tedarik sanayinin, krizlere karşı daha çevik bir karaktere sahip olduğunu belirterek, krizin sektör için yurt dışında fırsatlar doğurduğunu, bunların iyi görülmesi ve iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TAŞIT Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, Türkiye otomotiv tedarik sanayinin, krizlere karşı daha çevik ve hızlı karar veren bir karaktere sahip olduğunu, içinde bulunulan krizin sektör için yurt dışında fırsatlar doğurduğunu, bunların iyi görülmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TAYSAD Başkan Albert Saydam, TAYSAD Başkan Yardımcısı Yakup Birinci ile birlikte online olarak geçekleştirilen toplantıda dünyada ve Türkiye otomotiv sanayisinin sorunlarına dair açıklamalarda bulundu.

TAYSAD Başkanı Albert Saydam

Avrupalı üreticilerin belirsizlikle hatta enflasyonla yeni yeni tanıştığını belirten Saydam, şunları söyledi: “Ne yapacaklarını bilemiyorlar belirsizlik ve enflasyon karşısında. Bu da beraberinde iflasları, kapanmaları getiriyor. Mesela Lehman Brothers’dan sonra o krizi atlatamayan bir Alman far üreticisi var. Şu anda onun kapısında Almanya’da Türk bayrağı dalgalanıyor. İflas etmişti ama şu anda LED far üreticisi ODELO, Türkiye’de çok ciddi istihdam yaratıyor, hem de katma değer yaratıyor. Bu nedenle bu ilişki ağını iyi yönetmemiz, birbirimizle iletişimde olmamız, bu imkanları birbirimize aktarmamız lazım. Finansal olarak da az evvel söylediğim gibi şu andaki durum ne kadar çevik olsak da gücümüz az. Bu gücü de yeni bazı finansman araçları tespit ederek ortaya koymamız lazım. Bahsettiğim yatırım, teşvik değil bunu gayet açık söyleyeyim size. Türkiye’de şu anda otomotiv sanayinde veya katma değer doğuracak sektörlerde hiç olmadığı kadar büyük ve geniş teşvikler veriliyor. Zaten bunun neticesinde son 1 senede dünyada hiçbir şey yapılmazken, tamir bakıma bile para harcanmazken sıfırdan yatırımlar yapılıyor. Söylediğim gibi KOBİ tanımının tekrardan yapılıp, KGF üzerinden otomotiv tedarikçilerine teminat sorunu yaratmadan uygun finansal kolaylıklar sağlanması lazım.”

TAYSAD Başkan Yardımcısı Yakup Birinci

‘KRİZİ, FIRSATA DÖNÜŞTÜRECEK AVANTAJLARIMIZ VAR’

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yakup Birinci de, çip ve tedarik krizinin Türkiye için bir yandan da fırsat anlamına geldiğini belirterek, “Tüm sektörü ya da tüm tedarik sanayini bir insan vücuduna benzetirsek, aslında başkanımız bütün paydaşların neler yapabileceğini söyledi. Ben sadece sektördeki sanayiciler olarak neler yapılabilir diye söyleyeyim: İnsan vücuduna benzettiğimizde aslında fiziksel özelliklerimizi yani kapasitemizi, insan gücümüzü, bu yapılar doğrultusunda oluşturduğumuz mühendislik kabiliyetlerimizi birçok şeyi fiziksel tarafta kısa vadede odaklayarak bu avantajı yaratabiliriz. Şu anda bahsettiğimiz, mesela çip krizinin yanında lojistik, konteynır krizi de var. Ciddi tedarik sorunları yaşanıyor, lojistik avantajımızı da fiziksel özellikler içerisinde kısa vadede fırsata dönüştürme imkanımız var” dedi.

‘GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEYE BAŞLADIK’

Saydam, en son Nisan ayında gerçekleştirilen toplantıda, sene sonuna henüz çok varken, esasında bugünden çok daha farklı küresel bir ortam yokken, herkes 2020’ye göre yüzde 10-12, bölgeye göre 14’lük büyümelerden bahsettiklerini belirterek, “Şu anda artık sene biterken gerçeklerle yüzleşiyoruz. Şu andaki gözüken tahminler geçen seneye göre yüzde 1 büyüme olacağı. Açıkça söyleyeyim bu rakamın daha da düşmesi söz konusu” dedi.

Türkiye’nin üretim olarak 13’üncü, pazar açısından da 17’nci sırada olduğunu hatırlatan Albert Saydam sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bu bizim esasında alıştığımız, belki son 5-6 seneye göre en iyi durum gibi gözüküyor ama hep 15 ila 13 arasında sıkışmış durumdayız. Pazar olarak baktığımızdaysa yerimiz 17’ncilik. Bu da gösteriyor ki, biz ihracatçı bir ülkeyiz. Araç ihraç eden bir ülkeyiz. Bu arada 1’inci ile 10’uncu arasında da çok ciddi oynamalar var. Eskiden Güney Kore 9’uncu sıralardayken şu an pazar olarak 11’inciliğe geriledi. Büyük Britanya pazar olarak 8’inci sıradayken 2021 yılında, tabii ki Brexit nedeniyle bir daralması vardı, Brexit sonrası 6’ncılığa yükseldi. Birinci hâlâ bildiğiniz gibi Çin.

Ülkemizde de esasında dünyadaki duruma paralel bir üretim tablosu veya tahminler var. Şu andaki tahminlere göre yüzde 3 oranında, 2020’ye göre bir büyüme hedefleniyor. Küresel pazarlar için veya üretim verileri için söylediğim durum ülkemiz için de geçerli.

İhracat tutarımız güzel bir veri. Geçen seneye göre tüm otomotiv sektöründeki ihracat artışı yüzde 24 olarak gerçekleşti. 2017, ki biliyorsunuz hep bir referans noktası olarak alıyoruz. Türkiye’deki pazarın ve üretimin en yüksek olduğu dönemdi. Ona göre de yüzde 2,5’luk bir büyüme var. Tedarik sanayi özeline baktığımızda bu oranlar daha da sevindirici. 2020’ye göre tedarik sanayinin ihracat artışı yüzde 35 olarak gerçekleşti. Pay olarak baktığımızda 2017’de tedarik sanayinin payı yüzde 30’lardaydı, şu anda yüzde 41.”

‘GÜNDEMDE GÜZEL HABERLER YOK’

Ne yazık ki gündemde iyi gelişmeler olmadığını ifade eden Saydam, şöyle devam etti: “Dünya otomotiv sanayinde bu sene 210 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediliyordu. Şu anda bu rakam 250 milyar dolara doğru gidiyor. Türkiye’nin Dünya otomotiv ticaretindeki payı yüzde 1,5 ila yüzde 1,7’dir. Dolayısıyla bizimde 3-4 milyar dolarlık bir kaybımız var.

Dünya otomotiv sektöründe ciddi bir belirsizlik var. Bu belirsizliği doğuran birkaç neden arasında pandemi, tedarik zincirindeki kriz ve tabii ki elektrifikasyon. Bir sene önce 2035 veya 2040’tan evvel elektrikleşme olmaz derken takvim şu anda 2025’lere kadar çekilmiş durumda. Bunun dünya otomotiv sanayisinde yüksek bir stres var. Dünya ayrıca maliyetleri yönetmekte zorlanılıyor. Ve bu belirsizlikler özellikle otomotiv sanayinin hiç alışmadığı bir durum.

‘2022 ÇOK DAHA ZOR BİR YIL OLACAK’

Özetle, dünya otomotiv sektörünün genel ve hemfikir olduğu bir görüş; küresel olarak 2022 çok daha zor bir yıl olacak. Yani pandemi olduğu dönemde, 2021’de toparlanacağız, 2022’de ise dünya otomotiv sektörü olarak 2019’un üstüne çıkacak. Hatta 2023’lerde 100 milyon araçlık rakama ulaşılacak diye bir varsayım vardı. Şu anda bu mümkün olmayacak, hatta 2022’nin ne olacağı bile bilinmiyor.”

‘YENİ BİR SIÇRAMA GERÇEKLEŞTİRMEMİZ MÜMKÜN’

Son 20-25 seneye bakıldığında otomotiv sanayi ve otomotiv tedarik sanayinin iki dönemde sıçrama yaptığına dikkati çeken, TAYSAD Başkanı Saydam, şu ifadeleri kullandı: “Bu esasında bizim karakterimizi yansıtıyor. Bakın, 1997’de Uzakdoğu Arslanları Krizi yaşanmıştı ve o zaman bizim önemli bir pazarımız olan, kriz, Rusya’yı vurmuştu. O dönemden sonra Türk Otomotiv Sanayii’nde ihracatta ciddi bir artış oldu. İkinci bir artışa baktığımız zaman, meşhur Lehman Brothers Krizi’nde, 2008’in Eylül ayında başlayan ve 2009’da özellikle otomotiv sektörünü vuran krizde, kriz sonrasında, 2011’de dünya ticaretinden aldığımız payın arttığını görüyoruz. Bu da bize şu cümleyi telaffuz etmek için güç veriyor. Eğer doğru adımları atarsak Türk otomotiv tedarik sanayinin yine bir sıçrama gerçekleştirmesi mümkün. Sıçramayı size sayısal olarak ifade edeyim. Biz 19’uncuyduk, 1990’larda. Sonra 16’ncı olduk. Şu anda 13’üncü sıradayız. 10’uncu sıraya çıkabiliriz. Peki, bu ihracat olarak ne demektir? Şu anda yaklaşık olarak 11-11,5 milyar dolar gibi bir tutar. İki sene içinde bu tutar 15 milyar dolara çıkabilir. Bakın, 15 milyar dolara çıkarken şunun altını çizmek istiyorum, pazar büyümesini öngörmememize rağmen.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.