AB taslağında Gümrük Birliği revizyonu şart
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, üretimin AB sınırları içerisinde yapılması ve ürünlerin yüzde 70’inin AB sınırları içerisinde tedarik edilmesi başlıklarının revize edilmesi gerektiğini söyledi.
TÜRKİYE otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ocak-haziran dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini düzenlenen basın toplantısında açıkladı. İlk altı aylık verilere göre, ihracat 6 aylık dönemde yüzde 4 artarken, üretimde yüzde 6’lık daralma gerçekleşti.
Basın toplantısında sektörün gündemine ilişkin değerlendirmeler de yapan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bayram tatilleri ve idari izinlerin geçen yılın 6 aylık dönemine nazaran bu yıl daha fazla olduğunu ve bu durumun otomotiv üretimini de olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Bu durumun geçici olduğunu ve yılın geri kalanında üretimin pozitife döneceğini kaydeden Eroldu, “Üretim tarafında bakışımız olumlu. İlave olarak iç pazarda yerli oranımız artış gösteriyor. Geçen yıl yüzde 29 olan iç pazar payı bu yıl 5 puan artarak yüzde 34’e yükseldi. Yeni yatırımlarla bu oranın artacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yerli payının artmasına bağlı olarak dış ticaret dengesinde de belirgin bir iyileşme gerçekleştiğine işaret eden Eroldu, 149 milyon dolar olan dış ticaret açığının pozitife dönerek yaklaşık 2 milyar dolar fazlaya döndüğünü kaydetti.

‘TİCARİ ARAÇLARDA POZİTİF GÖRÜNÜM VAR’
Ticari araç, midibüs ve kamyon üretiminde 2026’da pozitif bir görünüm var. Traktör ve otomobil üretiminde ise sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 16’lık düşüş olduğuna dikkat çeken Eroldu, “Sektördeki toplam kapasite kullanım oranı ise yüzde 62 seviyelerinde. Bu iyi bir oran değil, kur ve enflasyon makası konusunda üzerimizde ciddi bir baskı var.
Yatırımlarımızı devreye aldıkça kapasite kullanım oranlarımızın daha iyi olacağını düşünüyoruz” dedi.
Sektör olarak ilk yarıyılda toplam ihracatın yüzde 17,5’lik kısmını gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Eroldu, “İhracatta geçen yıla nazaran yüzde 4’lük artış yakaladık. İlk altı aylık dönemde ise 20,8 milyar dolarlık ihracat yaptık. Böylece 20 milyar dolar barajını aşmış olduk” şeklinde konuştu.

TASLAKTA GÜMRÜK BİRLİĞİ ÇELİŞKİSİ
Avrupa Birliği Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı’nın Türk otomotiv sektörüne olası etkilerine değinen Eroldu, “Tasarının kapsamında tam elektrikli, şarj edilebilir elektrikli ve yakıt hücreli elektrikli araçlar var.
Taslağa bakıldığında Gümrük Birliği ülkeleri de bunun içerisinde yer alıyor. Ancak detaylara bakıldığında içerikle maddeler arasında bir uyumsuzluk var. Sonraki maddeler bakıldığında ilgili araçlar AB sınırları içerisinde üretilmiş olma koşulu isteniyor.

Bir yandan Gümrük Birliği ülkeleri kapsam içine alınırken, üretimi AB içerisinde yapmayan ülkeler kapsam dışında bırakılıyor, bu sektör için ciddi bir sorun. Bu konuyla ilgili en azından Gümrük Birliği ibaresinin geçtiği ülkelere ilişkin tutarlı bir düzenleme yapılmalı.
Bu haliyle karşımızda Türk otomotiv sanayisini olumsuz yönde etkileyecek bir taslak var” dedi. Eroldu, mevcut taslağın düzeltilmesi için kamu ve STK’larla birlikte çalışmaların sürdüğünü söyledi.

‘AB OTOMOTİV PAZARININ TAMAMLAYICI ÜLKESİYİZ’
Eroldu, üretimin AB sınırlı içerisinde yapılmış olsa bile bu ürünlerin yüzde 70’inin AB sınırları içerisinde tedarik edilme şartının sektördeki yerli tedarik zinciri için bir tehlike oluşturduğunun altını çizerken şunları söyledi:
“Bu durumu rekabet açısından otomotiv yan sanayii için büyük bir tehdit olarak görüyoruz. Orta ve uzun vadede ana sanayi de bu durumundan olumsuz yönde etkilenecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ile Avrupa arasında ciddi bir entegrasyon olduğunu kaydeden Eroldu, “Biz AB otomotiv pazarının tamamlayıcısı bir ülkesiyiz. Rekabetten çok ortada da bir tamamlayıcılık var.”

TRAKTÖRDE TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR
En kritik sorunlardan birinin de döviz-enflasyon makasının ihracatçıda yarattığı tahribat ve tarım sektöründeki daralma olduğunu anlatan Eroldu, traktör pazarında satışların yarı yarıya düştüğünü, üretimde ise yüzde 36’lık bir kayıp yaşandığını açıkladı.
Eroldu, “Traktörde tam anlamıyla alarm veriyoruz. Türkiye’deki aile işletmesi boyutundaki çiftçinin kredi desteği olmadan araç yenilemesi imkânsız. Zirai kredilerin acilen tekrar açılması gerekiyor. Öte yandan, mevcut yüzde 3’lük ihracat döviz avantajı çalışmıyor. Acil finansman desteklerine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

YENİ MODELLERLE ÜRETİM VİTES YÜKSELTECEK
Egea’nın üretiminin sona ermesinin ardından iç pazarda oluşacak boşluk ve fiyat erişilebilirliği endişelerine de değinen Eroldu, yeni yerli modellerin de müjdesini verdi.
Eroldu, “Tofaş kapasitesini 500 bine çıkardı. Türkiye için çok önemli olan hafif ticari K9 modeli 3. çeyreğin sonunda banttan inecek. Hatta bu model ailesinde Doblo ve Berlingo başladı.
Ailenin diğer üyeleri de yakında aynı bant üzerinden inecek (Peugeot Rifter ve Opel Combo). Oyak Renault, B-hatchback Boreal modelini piyasaya sürdü ve giriş segmentinde önemli bir boşluğu dolduracak.
Dacia’nın C-SUV Striker modeli Eylül 2026’da yerli olarak bantlardan çıkacak. Hyundai’nin elektrikli araç yatırımı Ağustos’ta seri üretime başlıyor. Bu yatırımların asıl sıçramasını, öğrenme eğrilerinin tamamlanacağı 2027 yılında göreceğiz” dedi.

